Jane Birkin, 1968 yılında Slogan adlı Fransız filminin seçmelerine katıldı. Başrolü paylaşacağı Serge Gainsbourg, o dönem hem ünlü aktris Brigitte Bardot ile yaşadığı sansasyonel aşkın bitişiyle yaralıydı hem de setin ilk günlerinde Jane'e karşı oldukça kibirli ve mesafeli davrandı. Fransızcası henüz çok zayıf olan Jane, bir akşam yönetmenin de teşvikiyle Serge'i Paris'te bir akşam yemeğine ve ardından gece kulüplerine davet etti. Birlikte geçirdikleri bu çılgın Paris gecesi, aralarındaki buzları tamamen eritti ve 12 yıl sürecek tutkulu bir aşkın başlangıcı oldu.
"Je t'aime... moi non plus" ve Küresel Skandal 'dan da bahsedelim. Gainsbourg, aslında "Je t'aime... moi non plus" adli bu erotik şarkıyı eski sevgilisi Brigitte Bardot için yazmış ve onunla kaydetmişti; ancak Bardot'nun evli olması nedeniyle kayıt gizli tutulmuştu.Serge şarkıyı Jane Birkin ile yeniden kaydetti. Birkin’in iç çekişleri ve fısıltılı vokalleriyle hayat bulan şarkı, 1969 yılında yayınlandığında dünya çapında bir şok dalgası yarattı. Vatikan şarkıyı "müstehcen" ilan ederek kınadı, İtalya, İspanya ve İngiltere (BBC) dahil birçok ülkede radyolarda yasaklandı. Ancak bu yasaklar ters tepti ve şarkı milyonlarca satarak ikiliyi bir gecede küresel ikonlar haline getirdi.
Serge, Jane'in kırılgan, ince ve çocuksu ses tonuna hayran kalmıştı ve onun için özel olarak şarkılar yazmaya başladı. Pop tarihinin en büyük konsept albümlerinden biri kabul edilen Histoire de Melody Nelson albümünün kapağında, Serge'in ilham perisi olan kırmızı peruklu ve elinde pelüş oyuncak tutan üstsüz Jane Birkin yer alıyordu.
1971 yılında çiftin, ileride kendileri gibi dünyaca ünlü bir oyuncu ve müzisyen olacak kızları Charlotte Gainsbourg dünyaya geldi.
1980 yılına gelindiğinde Serge Gainsbourg’un ağır alkol bağımlılığı, öfke patlamaları ve yıpratıcı gece hayatı, Jane Birkin için taşınamaz bir hal aldı. Birkin, çocuklarını da yanına alarak Serge’i terk etti ve yönetmen Jacques Doillon ile yeni bir hayata başladı. Ancak bu ayrılık onların sanatsal bağını koparmadı. Serge Gainsbourg, ayrılıktan sonra da Jane için şarkılar yazmaya devam etti. Birkin’in en iyi albümlerinden biri kabul edilen Baby Alone in Babylone (1983) ve Amours des feintes (1990), ayrılık sonrasında Serge'in ona yazdığı eserlerden oluşur.
Serge Gainsbourg 1991 yılında kalp krizinden hayatını kaybettiğinde, Jane onun ardından derin bir yas tuttu ve ömrünün sonuna kadar (2023'teki ölümüne dek) konserlerinde Serge'in şarkılarını tüm dünyada seslendirerek onun mirasını yaşattı. Paris'te birlikte yaşadıkları ve duvarları Serge tarafından siyaha boyanmış olan ünlü ev günümüzde ikilinin anısını yaşatan popüler bir müze olarak ziyaret edilmektedir.
Jane Birkin ve Serge Gainsbourg, 20. yüzyılın en ikonik, fırtınalı ve sanatsal açıdan en üretken aşk hikayelerinden birini yaşamış, Fransız popüler kültürüne tamamen yön vermiş efsanevi bir çifttir. Biri aristokrat geçmişe sahip duru bir İngiliz kızı, diğeri ise bohem, provokatif ve dahi bir Fransız müzisyen olan bu ikilinin 1968 yılında başlayan birlikteliği, pop, sinema ve moda dünyasında silinmez izler bırakmıştır.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder